4 Aralık 2011 Pazar

ÇOCUK EĞİTİMİNDE DİSİPLİNİN YERİ VE ÖNEMİ

Çocuklarının kişiliklerini olumlu yönde geliştirerek toplumda kabul gören ve beğenilen bireyler haline getirmek için anne ve babalar, onlara istenilen ve doğru olan davranışları öğretmek ve yol göstermek isterler. Bu yüzden disiplin çocuk eğitiminin vazgeçilmez bir parçasıdır.
Çocuğun davranışlarını etkili bir biçimde ele alarak çocuğun benlik değerlerinin temelini atmak ve kişilik gelişiminde yol almasını sağlamak için aileler disiplini etkili bir yöntem olarak kullanırlar. Ayrıca disiplin aile içinde saygı, sevgi ve güvene dayalı, denge ve düzen içersinde giden bir aile dinamiği oluşturulmasında büyük önem taşır. Ancak toplumumuzdaki yanlış değerlendirmenin aksine bir eğitim aracı olan disiplin dayak atmak, korkutmak, baskı oluşturmak ve bağırmak demek değildir ve cezalandırma kadar ödüllendirme ve takdir etmeyi de içerir.
 Disiplin denilince akla sıkı denetim gelse de işlev olarak çocuğa güvenli bir ortam sunarak istenilen tutumları sergilemesini ve kendi kendini yönlendirecek bir iç denetim kazanmasını sağlamaktır. Çocuk yalnız başına ve denetimden uzak olduğu zamanlarda da içsel bir sorumluluk duygusunu oluşturması önemlidir. Anne ve babası yanında olduğu süreçte kurallara uyan ancak denetimin kalktığını görünce uygunsuz davranan çocuk henüz içsel denetimi kazanmamış demektir. Evde disiplin sağlamak için salt otorite ve güç kullanmaya gerek yoktur. Bu konuda bilgili olmak, bilinçli hareket etmek, tutarlı davranmak, aynı zamanda da sabırlı ve hoşgörülü olarak çocuğu desteklemek yeterlidir. Bu tür bir yaklaşımla iç denetim daha sağlıklı ve kalıcı bir şekilde gerçekleşir.


DİSİPLİN VERİRKEN OLMAMASI GEREKENLER
Disiplin için en önemli kavramlardan birisi tutarlılıktır. Bazen anne ve babalar içinde bulundukları ruhsal, fiziksel ve çevresel koşullar yüzünden çocuklarına karşı tutarsız davranabilirler. Çocuğun yaptığı bir davranış bir gün ceza görüyor, ertesi gün anne ve baba görmezden geliyorsa, anne ve baba çocuğun bulunduğu ortamda birbirlerinin vermiş olduğu ceza ve uyarıları eleştiriyorlarsa tutarsızlık bariz bir şekilde ortadadır. Bu durumda çocuk kurallar bütününü anlayamayacak ve iç denetimi gerçekleştiremeyecektir.

Yetişkinlerin disiplin için kullandığı yanlış bir yöntemde küsme davranışıdır. Yaptıklarından dolayı çocukla iletişim kanallarını kapamak, yanına yaklaştırmamak ve bunu uzun süre sürdürmek çocuğun küsme davranışını öğrenmesine neden olacaktır. Ebeveynin de küslüğe dayanamayıp tekrar barışması ve çocukla öncesine göre daha yakın olunması da küsme davranışını pekiştirir ve eninde sonunda ebeveynleri ile ilişkisinin eskisine döneceğini öğrenen çocuk üzerinde etkili olmaz.

Günümüzün disiplin anlayışı içinde olmaması gereken olumsuz bir etkende dayaktır. Anne ve babaların öfkelerine engel olmayıp bazen bu yola başvurdukları görülmektedir. Hiçbir öğretici etkisi olmadığı gibi çocuğa bir açıklama yapılmaksızın gerçekleşen bir eylem olduğundan çoğu zaman çocuk dayak yemesinin sebebini anlamamakta ve bilmemektedir. Geriye aklında kalan tek şey ise dayak yediğidir.

Çocuğu hor görerek, bağırarak, aşağılayarak, azarlayarak, tehdit ederek ya da korkutarak disipline etmeye çalışmak da olumsuz örneklerdendir. Örn: Dokunursan ellerin yanar, yemeğini yemezsen seni polise veririm gibi… Korktuğu şeylere inanması onun için sarsıcı olacaktır. Ancak büyüdükçe korkutulduğu şeylerin anlamsızlığını fark ettiğinde artık tehditlere de kulak asmayacak hale gelir. Hor gören sözlerle bağırmak ve aşağılamak anne ve babanın içini boşlatıp rahatlamasını sağlar ancak uzun vadede bir çözüm sağlamaz. Bağırılan, azarlanan ya da hor görülen çocuğun içinde anne ve babaya karşı öfke doğacaktır. Olumsuz lafları işiten çocuk bir süre sonra bu lafların gerçekliğine inanacak ve kendi gözünde benlik değeri düşecektir. Bir diğer boyutta düşünülecek olursa bu tarz davranışlar sergilenen çocuklar anne ve babasına karşı korku, öfke ya da kızgınlık dolu olan, saldırgan olabilen, sorunlarını şiddet yoluyla çözen bireyler haline gelebilirler. Bu da zayıf vicdan ve ahlak gelişimine yol açabilir.

Yaptığı davranışlardan ötürü anne ve babanın sevgi esirgeyerek çocuğa onu sevmediklerini söylemesi, onu görmezden gelerek aldırmamaları çocuk için oldukça örseleyici olacaktır. Çünkü anne ve babasının sevgisi onun için vazgeçilmezdir. Çocukların yanlış ya da yaramazlık yapmaması mümkün değildir. Eğer yanlış davranışlar yaptığında sevilmediği hissettiriliyorsa anne ve babasının sevgisine layık olmadığını düşünerek, sevgiyi bulmak için her yolu deneyecek ya da daha çok davranış problemi sergileyecektir.


ÇOCUKLARIMIZA DİSİPLİN VERMEYE ÇALIŞIRKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ
• Çocuklarımızın da zaman zaman kurallara uymadıkları, hareketli, bencil veya huysuz olduğu dönemler olduğunu göz önüne alınarak bu gibi durumlarda onların küçük bir yetişkin gibi hareket etmelerini ve mükemmel olmalarını beklememeniz gerekir.

• Duygularını ifade etmesi için ona destek olun ve duyguları ile ilgili olarak onunla konuşun. Örn: “İstediğin oyuncağı almadığım için bana kızmış olduğunu görüyorum” şeklinde onun hissettiklerini anladığınızı belirttikten sonra ortak bir çözüm yolu bulmaya çalışın.

• Çocuklarınızın davranışlarının altında yatan nedeni bilmeniz de sorunların daha kolay çözülmesinde ve çocuğa uygun olan davranış için yol göstermenizde faydalı olacaktır. Örn: Tepinerek ağlama tepkisinin altında kardeşini kıskanması ya da kendisi ile ilgilenilmediğini düşünmesi gibi gizli bir neden olabilir.

• Çocuklarınızın hatalarının sonuçları ile yüz yüze kalmalarına izin verin. Yaptıkları ya da yapmadıklarının (ödev yapmama, kitap getirmeme vb.) sonuçlarına kendilerinin katlanmaları sorumluluk duygusunun gelişmesine ve deneyim kazanmalarına yardımcı olacaktır.

• Emir verici tarzda konuşmak yerine çocuğunuza yapması gereken alternatifleri sunarak seçimi kendisine bırakın. Bu ona hem kontrolün sizde olduğunu gösterecek hem de seçim yapması kendisine güven duymasına ve hoşuna gitmesine neden olacaktır.

• Anne ve babanın sözleri ve davranışları ile çocuklarına model olması gerektiğini unutmayınız. Örn: Gazlı içeceğin sağlığı için iyi olmadığını söyleyip içmesine izin vermeyip sonrasında karşısında sizin içmeniz gibi… 

• Yapması istenilen davranışın çocukta pekişmesini isterseniz ödülü kullanın. Kendiliğinden yaptığı her doğru davranıştan sonra saçını okşayıp aferin demek ya da küçük bir parça çikolata vermek çocukta davranışın yerleşmesine yardımcı olacaktır. Yapmasını istediğiniz davranışı öğretirken sık sık, davranış yerleştikten sonra ise ara sıra ödüllendirmeyi unutmayın.

• Çocuklara izin vermediğiniz durumlar ve kurallar çocuk için belirsiz olursa kendini güvenli bir ortamda ve yeterli hissetmeyecektir. Kurallarınızı net belirleyin ve çocuğa bunu açık bir dille ifade edin. Bunu yaparken de onları ne kadar çok sevdiğinizi söylemeyi ve davranışlarınızla göstermeyi unutmayın.

• Kural koymanın çocuğu sınırlamak ve baskı altına almak olduğunu düşünmeyin. Kurallar çocuğun sorumluluk sahibi olmasına, çözüm üretmesine, başa çıkma becerileri kazanmasına kısacası kişilik gelişimine olumlu katkı sağlamanıza yardımcı olacaktır.