13 Aralık 2011 Salı

AŞURE
Eveeeeeet bu sene kendimi aştım ve aşuremi bi başıma yaptım.






4 Aralık 2011 Pazar

ÇOCUK EĞİTİMİNDE DİSİPLİNİN YERİ VE ÖNEMİ

Çocuklarının kişiliklerini olumlu yönde geliştirerek toplumda kabul gören ve beğenilen bireyler haline getirmek için anne ve babalar, onlara istenilen ve doğru olan davranışları öğretmek ve yol göstermek isterler. Bu yüzden disiplin çocuk eğitiminin vazgeçilmez bir parçasıdır.
Çocuğun davranışlarını etkili bir biçimde ele alarak çocuğun benlik değerlerinin temelini atmak ve kişilik gelişiminde yol almasını sağlamak için aileler disiplini etkili bir yöntem olarak kullanırlar. Ayrıca disiplin aile içinde saygı, sevgi ve güvene dayalı, denge ve düzen içersinde giden bir aile dinamiği oluşturulmasında büyük önem taşır. Ancak toplumumuzdaki yanlış değerlendirmenin aksine bir eğitim aracı olan disiplin dayak atmak, korkutmak, baskı oluşturmak ve bağırmak demek değildir ve cezalandırma kadar ödüllendirme ve takdir etmeyi de içerir.
 Disiplin denilince akla sıkı denetim gelse de işlev olarak çocuğa güvenli bir ortam sunarak istenilen tutumları sergilemesini ve kendi kendini yönlendirecek bir iç denetim kazanmasını sağlamaktır. Çocuk yalnız başına ve denetimden uzak olduğu zamanlarda da içsel bir sorumluluk duygusunu oluşturması önemlidir. Anne ve babası yanında olduğu süreçte kurallara uyan ancak denetimin kalktığını görünce uygunsuz davranan çocuk henüz içsel denetimi kazanmamış demektir. Evde disiplin sağlamak için salt otorite ve güç kullanmaya gerek yoktur. Bu konuda bilgili olmak, bilinçli hareket etmek, tutarlı davranmak, aynı zamanda da sabırlı ve hoşgörülü olarak çocuğu desteklemek yeterlidir. Bu tür bir yaklaşımla iç denetim daha sağlıklı ve kalıcı bir şekilde gerçekleşir.


DİSİPLİN VERİRKEN OLMAMASI GEREKENLER
Disiplin için en önemli kavramlardan birisi tutarlılıktır. Bazen anne ve babalar içinde bulundukları ruhsal, fiziksel ve çevresel koşullar yüzünden çocuklarına karşı tutarsız davranabilirler. Çocuğun yaptığı bir davranış bir gün ceza görüyor, ertesi gün anne ve baba görmezden geliyorsa, anne ve baba çocuğun bulunduğu ortamda birbirlerinin vermiş olduğu ceza ve uyarıları eleştiriyorlarsa tutarsızlık bariz bir şekilde ortadadır. Bu durumda çocuk kurallar bütününü anlayamayacak ve iç denetimi gerçekleştiremeyecektir.

Yetişkinlerin disiplin için kullandığı yanlış bir yöntemde küsme davranışıdır. Yaptıklarından dolayı çocukla iletişim kanallarını kapamak, yanına yaklaştırmamak ve bunu uzun süre sürdürmek çocuğun küsme davranışını öğrenmesine neden olacaktır. Ebeveynin de küslüğe dayanamayıp tekrar barışması ve çocukla öncesine göre daha yakın olunması da küsme davranışını pekiştirir ve eninde sonunda ebeveynleri ile ilişkisinin eskisine döneceğini öğrenen çocuk üzerinde etkili olmaz.

Günümüzün disiplin anlayışı içinde olmaması gereken olumsuz bir etkende dayaktır. Anne ve babaların öfkelerine engel olmayıp bazen bu yola başvurdukları görülmektedir. Hiçbir öğretici etkisi olmadığı gibi çocuğa bir açıklama yapılmaksızın gerçekleşen bir eylem olduğundan çoğu zaman çocuk dayak yemesinin sebebini anlamamakta ve bilmemektedir. Geriye aklında kalan tek şey ise dayak yediğidir.

Çocuğu hor görerek, bağırarak, aşağılayarak, azarlayarak, tehdit ederek ya da korkutarak disipline etmeye çalışmak da olumsuz örneklerdendir. Örn: Dokunursan ellerin yanar, yemeğini yemezsen seni polise veririm gibi… Korktuğu şeylere inanması onun için sarsıcı olacaktır. Ancak büyüdükçe korkutulduğu şeylerin anlamsızlığını fark ettiğinde artık tehditlere de kulak asmayacak hale gelir. Hor gören sözlerle bağırmak ve aşağılamak anne ve babanın içini boşlatıp rahatlamasını sağlar ancak uzun vadede bir çözüm sağlamaz. Bağırılan, azarlanan ya da hor görülen çocuğun içinde anne ve babaya karşı öfke doğacaktır. Olumsuz lafları işiten çocuk bir süre sonra bu lafların gerçekliğine inanacak ve kendi gözünde benlik değeri düşecektir. Bir diğer boyutta düşünülecek olursa bu tarz davranışlar sergilenen çocuklar anne ve babasına karşı korku, öfke ya da kızgınlık dolu olan, saldırgan olabilen, sorunlarını şiddet yoluyla çözen bireyler haline gelebilirler. Bu da zayıf vicdan ve ahlak gelişimine yol açabilir.

Yaptığı davranışlardan ötürü anne ve babanın sevgi esirgeyerek çocuğa onu sevmediklerini söylemesi, onu görmezden gelerek aldırmamaları çocuk için oldukça örseleyici olacaktır. Çünkü anne ve babasının sevgisi onun için vazgeçilmezdir. Çocukların yanlış ya da yaramazlık yapmaması mümkün değildir. Eğer yanlış davranışlar yaptığında sevilmediği hissettiriliyorsa anne ve babasının sevgisine layık olmadığını düşünerek, sevgiyi bulmak için her yolu deneyecek ya da daha çok davranış problemi sergileyecektir.


ÇOCUKLARIMIZA DİSİPLİN VERMEYE ÇALIŞIRKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ
• Çocuklarımızın da zaman zaman kurallara uymadıkları, hareketli, bencil veya huysuz olduğu dönemler olduğunu göz önüne alınarak bu gibi durumlarda onların küçük bir yetişkin gibi hareket etmelerini ve mükemmel olmalarını beklememeniz gerekir.

• Duygularını ifade etmesi için ona destek olun ve duyguları ile ilgili olarak onunla konuşun. Örn: “İstediğin oyuncağı almadığım için bana kızmış olduğunu görüyorum” şeklinde onun hissettiklerini anladığınızı belirttikten sonra ortak bir çözüm yolu bulmaya çalışın.

• Çocuklarınızın davranışlarının altında yatan nedeni bilmeniz de sorunların daha kolay çözülmesinde ve çocuğa uygun olan davranış için yol göstermenizde faydalı olacaktır. Örn: Tepinerek ağlama tepkisinin altında kardeşini kıskanması ya da kendisi ile ilgilenilmediğini düşünmesi gibi gizli bir neden olabilir.

• Çocuklarınızın hatalarının sonuçları ile yüz yüze kalmalarına izin verin. Yaptıkları ya da yapmadıklarının (ödev yapmama, kitap getirmeme vb.) sonuçlarına kendilerinin katlanmaları sorumluluk duygusunun gelişmesine ve deneyim kazanmalarına yardımcı olacaktır.

• Emir verici tarzda konuşmak yerine çocuğunuza yapması gereken alternatifleri sunarak seçimi kendisine bırakın. Bu ona hem kontrolün sizde olduğunu gösterecek hem de seçim yapması kendisine güven duymasına ve hoşuna gitmesine neden olacaktır.

• Anne ve babanın sözleri ve davranışları ile çocuklarına model olması gerektiğini unutmayınız. Örn: Gazlı içeceğin sağlığı için iyi olmadığını söyleyip içmesine izin vermeyip sonrasında karşısında sizin içmeniz gibi… 

• Yapması istenilen davranışın çocukta pekişmesini isterseniz ödülü kullanın. Kendiliğinden yaptığı her doğru davranıştan sonra saçını okşayıp aferin demek ya da küçük bir parça çikolata vermek çocukta davranışın yerleşmesine yardımcı olacaktır. Yapmasını istediğiniz davranışı öğretirken sık sık, davranış yerleştikten sonra ise ara sıra ödüllendirmeyi unutmayın.

• Çocuklara izin vermediğiniz durumlar ve kurallar çocuk için belirsiz olursa kendini güvenli bir ortamda ve yeterli hissetmeyecektir. Kurallarınızı net belirleyin ve çocuğa bunu açık bir dille ifade edin. Bunu yaparken de onları ne kadar çok sevdiğinizi söylemeyi ve davranışlarınızla göstermeyi unutmayın.

• Kural koymanın çocuğu sınırlamak ve baskı altına almak olduğunu düşünmeyin. Kurallar çocuğun sorumluluk sahibi olmasına, çözüm üretmesine, başa çıkma becerileri kazanmasına kısacası kişilik gelişimine olumlu katkı sağlamanıza yardımcı olacaktır.

1 Aralık 2011 Perşembe

gelir kış ayları
başlar bunalım zamanı...

28 Kasım 2011 Pazartesi

24 Kasım 2011 Perşembe

10 Kasım 2011 Perşembe

ATATÜRK'TEN SON MEKTUP

Siz beni halâ anlamadınız

Ve anlayamayacaksınız çağlarca da..

Hep tutturmuş "Yıl 1919, Mayıs'ın 19'u diyorsunuz

... Ve eskimiş sözlerle beni övüyor, övüyorsunuz.

Mustafa Kemal'i anlamak bu değil,

Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil.



Bırakın o altın yaprağı artık,

Bırakın rahat etsin anılarda şehitler.

Siz bana, neler yaptınız ondan haber verin.

Hakkından gelebildiniz mi yokluğun, sefaletin?

Mustafa Kemal'i anlamak yerinde saymak değil,

Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil.



Bana, buluşlar getirin bir daha,

Uygar uluslara eşit yeni buluşlardan.

Kuru söz değil, iş istiyorum sizden anladınız mı?

Uzaya Türk adını Atatürk kapsülüyle yazdınız mı?

Mustafa Kemal'i anlamak avunmak değil,

Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil.



Halâ, o acıklı ağıtlar dudaklarınızda,

Halâ oturmuş, 10 Kasımlarda bana ağlıyorsunuz.

Uyanın artık diyorum, uyanın, uyanın!

Uluslar, fethine çıkıyor uzak dünyaların.

Mustafa Kemal'i anlamak göz boyamak değil,

Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil.



Beni seviyorsanız ve eğer anlıyorsanız;

Laboratuarlarda sabahlayın, kahvelerde değil.

Bilim ağartsın saçlarınızı. Kitaplar..

Ancak böyle aydınlanır o sonsuz karanlıklar.

Mustafa Kemal'i anlamak ağlamak değil,

Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil.



Demokrasiyi getirmiştim size, özgürlüğü..

Görüyorum ki, halâ aynı yerdesiniz, hiç ilerlememiş,

Birbirinize düşmüşsünüz, halka eğilmek dururken.

Hani köylerde ışık, hani bolluk, hani kaygısız gülen?

Mustafa Kemal'i anlamak itişmek değil,

Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil.



Arayı kapatmanızı istiyorum uygar uluslarla

Bilime, sanata varılmaz rezil dalkavuklarla.

Bu vatan, bu canım vatan sizden çalışmak ister,

Paydos övünmeye, paydos avunmaya, yeter, yeter!

Mustafa Kemal'i anlamak aldatmak değil,

Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil...

7 Kasım 2011 Pazartesi

31 Ekim 2011 Pazartesi

25 Ekim 2011 Salı

Van için Herkes Tek Yürek!
1. KIZILAY
2868'e tüm operatörlerden boş bir SMS göndererek Kızılay'a 5 TL bağışta bulunabilirsiniz.

Ayrıca havale yoluyla destek olmak isteyenler, tüm bankalardaki "Türk Kızılayı" hesaplarından bağış yapabilir. Ayni bağışlar Türk Kızılayı lojistik merkezleri ve şubeleri tarafından kabul edilecektir. Tüm Kızılay şubelerinin iletişim numaralarını buradan öğrenebilirsiniz.

2. AKUT
Tüm GSM operatörlerinden 2930'a göndereceğiniz AKUT yazan bir SMS ile AKUT'a 5 TL bağışta bulunabilirsiniz.

Kredi kartını kullanarak internet üzerinden bağış yapmak isteyen vatandaşlarımız CardFinans ya da diğer banka kartlarını kullanarak bağışta bulunabilirler.

Havale/EFT için Banka Hesap Numaraları;
T. İş Bankası - Gayrettepe Şubesi - TR14 0006 4000 0011 0800 6666 63

Finansbank - Gayrettepe Şubesi - TR92 0011 1000 0000 0001 9576 70

Garanti Bankası - Ortaklar Cad. Şubesi - TR26 0006 2000 3570 0000 0029 30


3. BAŞBAKANLIK YARDIM KAMPANYASI
Başbakanlık tarafından Van’da yaşanan deprem nedeniyle başlatılan yardım kampanyası çerçevesinde saptanan banka hesap numaralarına buradan ulaşabilirsiniz.



4. KARGO FİRMALARI
Yurtiçi Kargo, PTT Kargo, MNG Kargo ve Aras Kargo yardım gönderilerini ücretsiz olarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırmaktadır.



5. HÜRRİYET EVLERİ

Deprem sonrası yaralarını sarmaya çalışan ve kış öncesinde evsiz kalan Van için Hürriyet Gazetesi de büyük bir seferberlik başlattı. Hürriyet, Van’da kış koşullarına dayanıklı, mutfak, banyo ve tuvaleti olan "Hürriyet Evleri" kuracak. Kızılay işbirliğinde başlatılan kampanya ile her biri 6 bin liraya kurulacak evler, evsiz kalan vatandaşlara sıcak bir yuva olacak.

Van Depremi - Hürriyet Gazetesi Bağış Hesapları

T. İş Bankası Mithatpaşa Şubesi

4228 - 0971947 / IBAN TR370006400000142280971947



T.C. Ziraat Bankası Kızılay Şubesi

Hesap No 685-2868-5189 / IBAN TR060001000685000028685189

Garanti Bankası Kızılay Şubesi


Hesap adı: Van Depremi - Hürriyet

Şube: 082 Hesap No: 6294703 / IBAN TR72 0006 2000 0820 0006 2947 03

Yapacağınız ufak bir yardım zor durumdaki bir çok insanı hayata bağlayan bir umut olacaktır.

25 Eylül 2011 Pazar

Hayat Bir Çocuğa Nasıl Anlatılmalı?

Arkadaşımın kızı bir yaşına gelmişti, 'Sen eğitimcisin neler öğretmem gerekiyor, bazen kendimi çok çaresiz hissediyorum' dedi.
Sorusu kolaydı ama,yanıtı zordu, akıl vermesi basitti ama uygulaması karmaşıktı, anlatmaya başladım:
Annelik uzun zaman alan ve gunun yirmi dort saati devam eden adi ‘insan yetistirmek’ olan bir is. Bir kere bilmelisin ki, zaman alacak. Neye zaman harcarsan onun karsiligini alirsin. Isine zaman harcarsan isinden, esine zaman harcarsan esinden, cocuguna zaman ayirirsan da ondan karsiligini alirsin.
Yapabiliyorsan gözyaşlarını tutmamasını öğret, acı çekmeden olgunlaşamayacağını...
Kıskanmamayı öğret ona, arkadaşının başarısından mutlu olmayı, birlikte sevinçleri paylaşmayı, içinden 'neden ben değil de o?' demeden...
Kazanmaktan mutluluk duyup içine sindirmeyi, ama aynı zamanda kaybetmeyi öğrenmesini. Çünkü bir adım sonrasında görünüşte galip olanları gösterecek hayat ona nokta.
Kazanmaktan mutluluk duyup içine sindirmeyi, ama aynı zamanda kaybetmeyi öğrenmesini. Çünkü bir adım sonrasında görünüşte galip olanları gösterecek hayat ona nokta.
Her şeyin bir sonu olduğunu öğret.Sahip olduğu bütün değerlerin bir gün keyif vermeyebileceğini. Kazanılan ve harcananın bir sonu olduğunu, gidilen yerlerin zamanla bıkkınlık verebileceğini, her şeyi tüketebileceğini,tüketemeyeceği tek şeyin bilgi olduğunu öğret.
Kitaplardan keyif almasını,ders çalışmak istemiyorsa zorlanmamasını ama okumayı sevmesini öğret ona.
Elbet er ya da geç alacaksın biliyorum, ama mümkün olduğunca geç al ona bilgisayarı.
Ona kendisi ile kalacağı sakin zamanlar ver, sıkılmayı öğret ona, sıkılıp ta kendini yönlendirmeyi bulmasını.
Doğaya götür onu, hayvanlardan korkmaması gerektiğini öğret. Arıların bizi sokmasından çok, nasıl bal yaptığını anlat. Doğanın kendi içindeki gizemini bulmasına yardımcı ol, yağmurdan sonraki toprak kokusundan keyif almasını sağla.
Soğuk kış gecesinde ateş yakmayı öğret, belki büyüdüğünde bir gece sevgilisine ateş yakar ve belki binlerce yıldızın altında birbirlerine sarılırlar, bunu öğretmemiş diğer sevgililerin aksine...
Şartlar çok zor olsa da yalan söylememesi gerektiğini öğret ona.
Kazandığı elli milyonun piyangodan çıkan beş yüz milyardan çok daha keyifli olduğunu öğret. Alın terine saygıyı öğret ona.
Aşk acısı çekmenin hiç aşık olmamaktan daha güzel bir duygu olduğunu öğret.
Kendi doğruları üzerinden kimsenin onu yargılamasına izin vermemesi gerektiğini öğret, başkalarını da kendi doğruları üzerinden yargılamamayı...Bunun başkalarını dinlememek olduğunu değil, söylenenleri kendi eleğinden geçirmesi gerektiğini öğret.
Kendi fikirlerine inanmanın güzelliklerini anlat.
Hayatı sorgulamayı öğret ona...
Bilginin en büyük güç olduğunu öğret.Yapabilirse bunu en büyük fiyata satmasını ama kalbini ve ruhunu kendisine saklaması gerektiğini öğret.
Haklı olduğu konuda sonuna kadar diretmemesini öğret ve haklıyken dik durmasını.
Günün birinde yaptıkları değil yapmadıkları için pişmanlık duyabileceğini öğret.
Basit yaşaması gerektiğini öğret ona, çay içmekten keyif almayı...
"İstemiyorum", "hayır" demeyi öğret ona, istediğinde ise "istiyorum" demeyi,Sevdiğinde ise "seni seviyorum" diyebilmeyi öğret ona.
Bir kot pantolon ve tişörtle üniversiteyi bitirmeyi öğret ona. Temiz kokmasını...
Sorgusuz sevmeyi...
El yazısı ile notlar yazmayı...
Lafı dolandırmamayı...
Sevdiklerinin hiçbir zaman çantada keklik olmadığını, dostluğa yatırım yapması gerektiğini, kıymetini bilmeyenlerden uzaklaşmasını öğret ona.
Müziği sevmesini, sporla barışık yaşamasını,İşlerin hiçbir zaman bitmediğini söyle ona, en yoğun zamanda bile kendine vakit ayırması gerektiğini öğret...
Ama en çok da kendini sevmesini öğret... Kendini sevmezse kimsenin onu sevmeyeceğini... Kendine çiçek almazsa kimseden çiçek beklememesi gerektiğini... Kendine özenli yemekler yapıp sofralar kurmazsa kimseni onun için yemek hazırlamayacağını...
Hayatta her şeyden çok kendisinin önemli olduğunu öğret ona...

18 Eylül 2011 Pazar

13 Eylül 2011 Salı

dedesiyle hafta sonu izledi ama yetti mi tabi ki HAYIR :))sırada renk değiştiren arabası,pantolonu,sweatsirtü,kalemi,silgisi,bardağı ... var.anlayacağınız var oğlu var,bu iş filme gitmeyle bitmiyor:))

12 Eylül 2011 Pazartesi

4 Eylül 2011 Pazar

kürkçü dükkanına dönüş:((

13 Temmuz 2011 Çarşamba

3 Temmuz 2011 Pazar

BEN OĞLUMU ÇOK ÖZLEDİM:((
keşke şimdi bana koşuyor olsan...

25 Haziran 2011 Cumartesi

Bugün benim doğum günüm ama çok üzgünüm çünkü oğluşum ananesiyle beraber Adanaya gitti.Aslında benden daha iyi bakılacak gözüm arkada değil ama ayrılık çok koydu.Bugün onları bıraktıktan sonra Viaporta gittik kafa dağıtmaya ama orda bile gözümüz hep çocuklu ailelerde,oğluş olsa şunu yapardı şunu derdi şeklinde gezdik durduk:(( Okulunun bitmesi ama bizim ayın on beşine kadar gidecek olmamız nedeniyle mecburen böyle bir karar aldık.Bakalım nasıl dayanacağız özlemine...

23 Mayıs 2011 Pazartesi

11 Mayıs 2011 Çarşamba

Gösterimizden birkaç kare...





5 Mayıs 2011 Perşembe

Bu hafta sonu oğlumun yıl sonu İngilizce sunumu,bale gösterisi ve müzik performansını izleyeceğiz.Günlerdir evde ve okulda bunun telaşı var.Çok heyecanlıyız:))
(Fotoğraf hafta sonu katıldığımız doğum günün partisinden)

23 Nisan 2011 Cumartesi

23 Nisan ULUSAL EGEMENLİK ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun...

18 Nisan 2011 Pazartesi

dün gelir gibi yapan bahar,bugün geri gitti :((

24 Şubat 2011 Perşembe

tavsiye edilebilir bir film...

14 Şubat 2011 Pazartesi

bugün özelliği ne çok bir gün yahu:))
1.Mevlid kandiliniz mübarek olsun.
2.Sevgililer gününüz kutlu olsun.(ben çok  karşıyım ama kutlayanlara bu mesajım)
3.Tüm öğretmen ve öğrencilere mutlu ve başarılı bir dönem diliyorum.

11 Ocak 2011 Salı

var mı daha yakışıklı :))

2 Ocak 2011 Pazar

oğluşum artık eve ekmek getiriyor:))

Şaka bir yana,bugün ilk defa markete gidip annesine kepekli ekmek aldı.Buraya not düşelim:))